Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Ayetullah İsa Kasım’ın Vatandaşlıktan Çıkarılmasını Bildiri Yayınlayarak Kınadı

0

-Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Ayetullah İsa Kasım’ın Vatandaşlıktan Çıkarılmasını Bildiri Yayınlayarak Kınadı
Al-i Halife rejiminin inanmadığı İslam’ın emirlerini bir kenara bırakırsak, toprak aslına dayalı tabii hukuku da görmezden gelirsek, Dünya İnsan Hakları Bildirisinin 15. Maddesi hiç kimsenin dayanaksız olarak kimseyi vatandaşlıktan çıkaramayacağını açıkça belirtiyor.
Al-i Halife rejimi acayip ve insanlık dışı davranışlarından birini daha sergileyerek Ayetullah İsa Kasım’ın vatandaşlığını iptal etti.
Bu alçakça girişimden hemen sonra Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı bir bildiri yayımlayarak bu girişimi kınadı.
Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı yayımladığı bu bildirinin tam metni aşağıda geliyor:
Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla…
«سَأَصْرِفُ عَنْ آيَاتِيَ الَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي الْأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَإِن يَرَوْا كُلَّ آيَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا بِهَا وَإِن يَرَوْا سَبِيلَ الرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا وَإِن يَرَوْا سَبِيلَ الْغَيِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِلِين»
“Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları tez zamanda ayetlerimizden yüz çevirteceğiz. Hangi ayeti görseler, ona iman etmezler. Eğer kemal ve hidayet yolunu görseler, yol olarak onu seçmezler ve eğer azgınlık yolunu görseler, yol olarak onu seçerler. Bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlar hakkında gaflete düşmelerinden dolayıdır.” (Araf/146)
Bugünlerde dünya Müslümanları mübarek Ramazan ayının bereketli sofrasına oturmuş, gece ve gündüzlerini ibadetle geçiriyorlar. Bu güzel ayda gayri Müslimler bile İslam dininin takipçileri ile birliktelik ilanında bulunup onların oruç ve ibadetleri için gerekli olan şartları temin ediyorlar.
Ama bugünlerde Bahreyn’e hakim rejim ki sanki İslam’dan, Kur’an’dan ve İslam Peygamberinin (s.a.a) öğretilerinden hiçbir haberleri yokmuş gibi, kendi halkına sevgiyle yaklaşmak ve onların oruç tutmak ve ibadet etmek için gereksinim duydukları şartları hazırlamak yerine, mütekebbir bir halde zulüm ve suçlarına devam etmektedir ve müminlere karşı uyguladığı baskıları her geçen gün biraz daha artırmaktadır.
Al-i Halife rejimi, birkaç gün önce Bahreyn’in en büyük siyasi partisi el-Vefak İslam Partisini ve diğer iki partiyi kapatarak faaliyetlerini durdurmuştur ve âlimleri ihzar ederek bu ülkenin cami ve dini merkezlerinde vahşet ve korku atmosferi oluşturmuşlardır. Daha sonra aldığı sabıkasız kararlarla halkın dini ödemelerine el koymuş ve bugün ise diğer bir girişimle bu cinnet haddine ulaşmış hareketlerini zirveye ulaştırmıştır.
Bahreyn saltanatının ailevi devlet heyeti, bugün Firavunca tekebbür içine girerek, Bahreyn halkının iftiharlarından birinin vatandaşlığını iptal etme hakkını kendisine vermiştir. Bugün Al-i Halife rejiminin bakanları komik bir hüküm ile Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın, bu zahit, sevilen, köklü, necip ve ahlaklı âlimin, vatandaşlık haklarını elinden almış ve bereketli ömrünü ilmi, dini, kültürel ve toplumsal hizmetlere vermiş bu değerli âlimi vatandaşlık haklarından mahrum etmiştir.
Al-i Halife rejimi, tüm küstahlığıyla bu seçkin şahsiyeti, vatandaşlık görevlerinden hariç olma, halkın barışçıl yaşamını bozma, siyasi hizipleşmeyi derinleştirme, anayasaya ve devlet kurumlarına muhalefet, bölücülük yapma gibi temelsiz ithamlarla vatandaşlıktan çıkarmıştır. Hâlbuki Ayetullah İsa Kasım, bölücülük ve hizipleşme ateşini alevlendirmek bir kenara, halkın itirazlarının barışçıl devam etmesi ve bu yok edici hizipleşmenin yayılmasını engellemek noktasında büyük bir rol oynamıştır.
Al-i Halife rejimi, ayrıca Ayetullah İsa Kasım’ın humus, zekât, dini ödemeler, ilmi ve kültürel faaliyetler bağlamında taklit mercilerinden tarafından yaptığı şeri’ vekâlet görevini ki tarih boyunca sadık âlimlerin işlerinden olmuştur, çirkin bir şekilde “yabancıların taşeronluğu”, “ülke dışındaki dini ve siyasi mercilere bağlı kuruluşların tesisi” ve “din hükümeti kurmaya çalışma” gibi temelsiz suçlamalarla bunları toplumu bölücü hareketler olarak göstermeye çalışmış ve vatandaşlıktan çıkarmaya delil olarak göstermiştir.
Al-i Halife rejiminin inanmadığı İslam’ın emirlerini bir kenara bırakırsak, toprak aslına dayalı tabii hukuku da görmezden gelirsek, Dünya İnsan Hakları Bildirisinin 15. Maddesi hiç kimsenin dayanaksız olarak kimseyi vatandaşlıktan çıkaramayacağını açıkça belirtiyor.
Bugün dünya milletleri için şu soru söz konusudur ki kendileri Bahreynli olmayan, ama Kafir devletlerin yardımıyla bu ülkede saltanat kuran bir aile nasıl oluyor da bu ülkenin asıl vatandaşlarının vatandaşlık haklarını iptal ediyor; bu toprak ve suyun asıl evlatlarını haklarından mahrum ediyor ve mazlum çoğunluğa zalim bir şekilde halkının rızası olmadan zoraki saltanat ediyor?
Dünyanın seçkin şahsiyet ve bilginlerinden yüzlerce Müslüman âlimin üyesi olduğu Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı uluslararası bir kuruluş olarak şu noktalara dikkat çekiyor:
1. Bahreyn halkına ve bu ülkenin âlimlerine, cami ve dini kurumlarına yapılan siyasi, toplumsal ve mezhepsel baskılar kınanmaktadır.
2. Tüm devletler, Bahreyn devleti de, vatandaşlarının haklarını savunmak zorundadır ve onları ecdatlarının topraklarından ayırma hakkına sahip değillerdir. Bir insanın kendi topraklarına olan tabiiyeti doğal ve kanuni bir haktır. Devletler insanların sahibi değillerdir; bu yüzden onları haklarından mahrum edemezler; devletler vatandaşların hizmetinde olmalıdırlar.
3. Bahreyn rejiminin, medeni kurumları kapatması, alimlere baskı, camilerin tahrip edilmesi, milli şahsiyetlerin uzun süre hapse atılması ve saygın şahsiyetlerin vatandaşlıktan çıkarılması gibi girişimleri Bahreyn devlet ve milletinin faydasına olmamakla birlikte, işlerin tanınmamış kişilerin eline geçmesine neden olacak ve ülkeyi iç savaş uçurumuna sürükleyecek ve kriz kontrolden çıkacaktır.
4. Gerçi Hamad bin İsa Al-i Halife’nin elinde hiçbir ihtiyar yoktur ve sadece efendilerinin (Amerika ve Al-i Suud) emirlerini uygulamaktadır, ama kanunsuz ve gayri şeri’ olarak Ayetullah İsa Kasım’ın vatandaşlıktan çıkarılmasından sonra onun başına gelecek her hadiseden doğrudan bu ülkenin hakimi ve onun işbirlikçi taşeronları sorumlu olacaktır.
5. Son olarak, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, şahsiyetlerden, bürokratlardan, muhtelif ülkelerdeki nüfuz sahiplerinden ve uluslararası kurum ve insan hakları kuruluşlarından tüm imkânlarını kullanarak Bahreyn devletinin hâkimlerinin akılsızca girişimlerini önlemelerini istemektedir.
Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı
14 Ramazan 1437

 

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar