diyanet-isleri-baskani-gormez-iran-da-3-8011014_x_o

Diyanet İşleri Başkanı Kum Şehrinde Temaslarda Bulundu

Diyanet İşleri BaşkanıProf. Doktor Mehmet Görmez, dün çeşitli görüşmeler için Kum şehrini ziyaret etti.

 Vahdet Haftası münasebetiyle Tahran’daki Uluslararası Vahdet Konferansına Katılan Diyanet İşleri BaşkanıProf. Doktor Mehmet Görmez, dün çeşitli görüşmeler için Kum şehrini ziyaret etti.

Ziyaretinin ilk ayağında El-Mustafa Üniversitesi’ni ziyaret eden Mehmet Görmez, üniversite rektörü Ayetullah Arafi ile bir görüşme yaptı. İki ülke arasında akademik anlamda ilişkilerin durumu hakkında görüş alışverişinin yapıldığı toplantının ardından gelecek için olumlu mesajlar verildi.

Toplantının ardından Kum ilim havzasının önde gelen alimlerinden ve büyük Kuran müfessiri Ayetullah Cevadi Amuli’yi ziyaret eden Mehmet Görmez öğle namazını da bu büyük üstadın imametinde kıldı.

Görüşmede vahdet haftasının tüm Müslümanlar için kutlu olmasını dileyen ve Hz. Muhammed’in (s.a.a) ve aynı zamanda İmam Sadık’ın (a.s) mübarek doğum günlerinin İslam alemine özellikle ortadoğu halklarına rahmet vesilesi olmasını dileyen Ayetullah Cevadi Amuli, Prof. Doktor Mehmet Görmez’in de çok hoşuna giden bir mesaj paylaştı.

Allah’ın yeryüzüne iki şey nazil ettiğini söyleyen Ayetullah Cevadi Amuli: “Allah, yeryüzüne Kuran’ı ve yağmuru nazil etti. Ancak bu iki nazil arasında çok büyük fark var. Yağmuru toprağa indirdi ve orada kaldı ama Kuran’ı askıda bıraktı. (Yani sema ile yer arasında köprü yaptı) Sema ile yer arasında asılı olan Kuran, iki şey yapar. Bir insanı düşmekten kurtarır, iki insanı yukarıya doğru çeker ve yüceliğe ulaştırır.” beyanında bulundu.

Namazın ardından öğle namazı için mescide giden heyet, yine Ayetullah Cevadi Amuli’nin imametinde öğle namazlarını kıldılar.

Namazın ardından diğer programlarına yer ayıran Mehmet Görmez, Kum’da El-Mustafa Üniversitesi bünyesindeki İmam Humeyni Eğitim Merkezi’ni ziyaret etti. Orada Türkiyeli öğrencilerle bir araya gelen diyanet işleri başkanı ve beraberindeki Türkiye’nin Tahran büyükelçisi Hakan Tekin, öğrencilerle tanışarak kısa bir görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmede bir konuşma da yapan Mehmet Görmez şunları söyledi:

“Bizi içimize girdiğimiz girdaptan kurtaracak yegane yol ilim yoludur…”

Her kim ilim yoluna koyulursa Allah da onun cennete giden yolunu kolaylaştırır. Melekler ilim talebesine kanatlarını gererler. Gökteki kuşlar, denizdeki balıklar bile ilim talebesine dua edeler. Sizler de meleklerin kanatlarında olasınız. Çünkü ilim talep etmek için bir yola çıktınız. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, ekmeğe ve suya muhtaç olduğumuz kadar ulumu islâmiyeye vakıf, usul ve metodoloji konusunda hazık alimlere ihtiyacımız var. Bizi içimize girdiğimiz girdaptan kurtaracak yegane yol ilim yoludur.

“İlim tarihinde üç büyük kırılma yaşanmıştır…”

İlim tarihinde alimin tanımı ve ilimle ilgili üç kırılma noktası yaşanmıştır. Birinci kırılma, ilmin hadis ilmi, tefsir ilmi, fıkıh ilmi gibi parçalara ayrılması. İslam bu bölünmeyi kabul etmez. Bugün İslam dünyasında da akademik dünyada da böyle bir bölünme ve parçalanma görüyoruz. Bu bölünme sorunludur. Âlim olmak için bunların tamamına vakıf olmak gerekir. Tefsir ilmiyle hadis ilmini, Fıkıh ilmiyle astronomi, matematik ilmini birbirinden ayıramazsınız. İkinci kırılma ise ilmin, dini ve dini olmayan ilimler diye ayrılmasıdır. Bu da doğru değildir. Kitabın ayetleriyle kainatın ayetlerini ayıramazsınız. Tefsir ne kadar dini ise Matematik de o kadar dinidir. İlmi dini ve gayri dini diye ayırmak İslam medeniyetinde en büyük sorunlardan biri olmuştur. Üçüncü kırılma ise, tekke-medrese ayrımından olmuştur. Bu ayrım da, tasnif de doğru değildir. Bunlar birbirini tamamlayan şeylerdir. İlmi dini ve dünyevi ilimler diye ayırmak doğru değildir.

“Hadis ve Kur’an ilmi, usûlsüz bir şekilde tahsil edildiği zaman ortaya âlim değil, öğretilmiş bir cehalet çıkar…”

İslam ilminde en önemli husus, usûl meselesidir. Malumat, bilgi çoktur. Ancak bugün bilgiye sahip olmak yetmez. O bilginin usûlüne sahip olmak gerekir. Bundan yıllar önce ‘İslam dünyasında hadis eğitimi bir emniyet ve güvenlik konusudur’ diye bir söz söylemiştim. Şimdi DAİŞ’in elinde Efendimizin sözlerinin bir silah gibi kullanıldığını görünce bu söz aklıma geliyor. İnsanların birbirlerini tekfir edip katletmeye başladığını görünce bu sözün ne kadar doğru olduğunu görüyoruz. Hadis ve Kur’an ilmi usûlsüz bir şekilde tahsil edildiği zaman ortaya bir âlim değil öğretilmiş bir cehalet çıkar. Usûlsüz bir İslam ilmi, öğretilmiş cehalettir.

“Okuduğumuz ilim, mezhebe mensubiyetimizi İslam’a ve Muhammed Mustafa’ya mensubiyetimizin önüne geçiriyorsa o ilmi terk etmemiz gerekir…”

Okuduğumuz ilim bizi fırkalara ayırıyorsa, okuduğumuz ilim mezhebe mensubiyetimizi İslam’a ve Muhammed Mustafa’ya mensubiyetimizin önüne geçiriyorsa o ilmi terk etmemiz gerekir. İlim amel ilişkisi üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.

Başkan Görmez, gençlerle buluşmasının ardından Kum şehrinde yer alan Taklid Merci alimlerinden Ayetullah Cevadî el-Amulî ve Ayetullah Mekarim Şirazi ile de bir araya geldi.

Ayetullah Şirazi, bir ay sonra Kum şehrinde düzenlenecek olan ‘Günümüzde Tekfiri Akımlar ve Alimlerin Sorumluluğu’ başlıklı uluslararası kongreye Başkan Görmez’i davet etti. Ziyaret esnasında davetiyeyi Başkan Görmez’e ileten Ayetullah Şirazi, ilk defa bir ziyaret esnasında davetiyeyi verdiğini, bunun da Başkan Görmez’e verilen değeri göstermek adına yapıldığını kaydetti.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir