Din Seçiminde Aile’nin Rolü Nedir?

0
Soru:
Ailenin iman ve İslamının, çocukların iman ve İslamın’da ne gibi etki ve rolü vardır? Şii veya Müslüman olmayan bir ailede dünyaya gelseydik o din veya mezhebe sahip olmayacak mıydık

Cevap:

İnsan çevresinde olan aile, arkadaş, akraba gibi kimselerden etkilenen bir varlıktır. Aile, önemli ve hassas bir kurum olması hasebiyle aile bireylerinin, özelliklede çocuklar ve yeni yetişen gençliğin eğitim ve gelişim sürecinde önemli bir role sahip olabilir. Eğer aile doğru eğitim kurallarına riayet ederse çocukların gelişme ve ilerlemelerinin ortamı hazırlanır, inançlarının temelleri sağlamlaşır. Ama gevşek davranılır, ebeviyn eğitim kurallarına riayet etmez, ailed huzursuzluk ve kopukluk olursa çocukların inançsız yetişmelerinin ortamı hazırlanır, onların sapmalarına, fesat, şüphe ve tereddüte düşmelerine neden olur. Bundan da anlaşılacağı üzere, din ve mezhep seçiminde aile ve çevrenin etkisi inkâr edilemez bir gerçektir. Ancak unutmamak gerekir ki, Allah-u Teâlâ insanın fıtrat ve doğasını öyle bir şekilde yaratmış ki, insan hep hakikatı bulmak ve etrafındaki gerçeklere bilinçli bir hâkimiyet kurmak peşinde olmuştur. İnsan doğumundan ölümüne kadar hakikatı derketmek için ilmi çaba göstermekten ve araştırma yapmaktan bir an dahi olsun geri kalmamıştır.

Yani Allah-u Teâlâ, insana yeryüzünde kemal ve saadete ulaşması, hakikat ve maarifi anlayabilmesi için yeterli miktarda sermaye vermiştir. İnsan bu sermayesinden faydalanırsa hem yaratılış gayesine ulaşacak, hem de olumsuz çevre ve bozuk ailenin etkilerine karşı durarak hak yolu bulacaktır.

Bu yüzden Allah-u Teâlâ insandan, inancının temellerini, yalnızca aile ve çevrenin etkisinde kalarak körü körüne bir taklit üzerine değilde araştırma esası üzerine kurulmasını istemektedir.

Başka bir deyişle, bizden ahirette, sahip olduğumuz inancımızın dayandığı delile hakkında sorulduğunda, ‘delilimiz atalarımız, ailemiz ve çevremizdir’ şeklinde bir cevap verirsek (üstelik atalarımızın da ilim ve akıl ehli olmadıklarını, alim ve bilen kimselerin yönlendirmelerinden uzak olduklarını biliyorsak) bu delilimiz geçerli olmaz.[i] Ancak inançlar ilim ve yakin üzere olmalıdır dediğimiz zaman bu sözden maksadımız, insanın mutlaka ilmi ve felsefi deliller getirmesi gerektiği anlamında değildir; maksadımız kimin gücü neye yetiyorsa o kadarı yeterlidir diyoruz. Yine maksadımız alimlerin ve ailenin yönlendirmelerinden istifade edilmeyeceği manasında da değildir.

İnsan eğer körü körüne bir taklitten ve atalarının yanlış inançlarından uzak, ırkçı ve milli taassuplara kapılmadan varlık âleminin gerçekleri ve semavi dinler üzerinde araştırma yaparsa ilahi hidayet ve pak fıtratına uygun hak din ve mezhebi tanıyacaktır.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar