Kars Ehlibeyt

  • Oturum Aç
  • Kayıt Ol
    Kayıt
    Yıldız işareti (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.
    İsim: *
    Kullanıcı Adı: *
    e-Posta: *
    Şifre: *
    Şifre Tekrarı: *
  • Arama Yap
Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Gençlik Ruhu PDF Yazdır e-Posta
ImageToplumlar gençlik ruhuyla canlılıklarını korur, onunla gelişir ve onunla ihtişama ulaşırlar. Bu ruhu kaybedince de, kılcalları kesilmiş çiçekler gibi pörsür, dökülür ve ayaklar altında kalırlar.   Delikanlılık çağında ve mektep sıralarında iken hemen her genç, millete hizmet aşkı ve vatan sevgisi gibi duygularla sık sık gerilir, toplumun yaralarını sarmadan, bu ülke ve bu ülke insanını yükseltmeden dem vurur; hissizliğe ve hareketsizliğe ateşler püskürür durur...

    Ne var ki, böyle yüksek duygularla şahlanan bu gençlerin pek çoğu, bir makam kapıp bir memuriyete geçdikten sonra, içlerindeki bu kıvılcımlar yavaş yavaş sönmeye yüz tutar, ruhlarında bir külleşme, gönüllerinde de bir çölleşme başgösterir. Daha sonra ise, tamamen cismani ve bedeni hayatın tesirinde kalan böyle bir genç, o güne kadar gönülden bağlı bulunup toz kon durmadığı yüksek ideallerinden uzaklaşa uzaklaşa tamamen sefil duyguların, pes menfaatlerin zebunu haline gelir. Bir kere de o acayip ve öldürücü turnikeye girdi mi, gayri semavi bir inayet olmazsa, geriye dönmesi bütün bütün imkansızlaşır ve bir zamanlar ateş püskürüp durduğu şeylerin azad kabul etmez kölesi olur çıkar. 0 kadar esirleşir ki; vazife ve mesuliyetleriyle alakalı bir kısım hususlarda, vicdanının ihtarlarından dahi rahatsız olmaya başlar.

 

    Bundan böyle o, bütün düşünce ve kabiliyetlerini elde etdiği mevkii muhafaza ve amirlerinin teveccühünü kazanma gibi çok defa insan ruhunu alçaltan pes şeylerde kullanır ve bütün bütün sefilleşir. Bir de elde etdiği makam itibariyle yükselme istidadı gösteriyorsa, artık başka şeyleri görüp gözetmesi imkansızlaşır ve biricik totemi olan makamını kaybetmemek için, her türlü zillete katlanır. İcabında vicdanına ters, imanına muhalif işlere girer; fayda umduğu herkes karşısında iki büklüm olur; dün ak dediğine bugün kara demeye başlar; birgün önce göklere çıkardığı kimseleri, ertesi gün rahatlıkla yerin dibine batırabilir.

    Ve hele, onun başkalarına, başkalarının da ona riya ve tabasbusları, zaten yaralanmış ruhunu ve hırpalanmış iradesini öylesine sarsar ve darbeler ki; bundan böyle onun hayır ve fazilet adına birşey yapması mümkün değildir. Ne acıdır ki o, dumura uğrayan hissiyatı, körelen zekası, bağlanan basiretine rağmen, hala kendini en iyi düşünen, en isabetli kararlar veren, en faydalı işler yapan biri gibi görme maraz ruh haleti içindedir!

Bu duruma düşmüş herhangi bir kimseye hatalarını hatırlatmak, ya da ikazda bulunmak oldukça zordur. Böyle hodbin ruhlar, hata ve yanlışlarını gösteren hemen herkese karşı gizli bir kin ve nefret duyduklarından ve en büyük yanlışlarına dahi sevap urbaları giydirerek kendilerini haklı görmeye alıştıklarından kimseden nasihat almak istemezler.

    Evet, her insanda bir kısım zaaflar vardır ve bu zaafların belli iklim, belli atmosfer, belli şartlar altında hortlayıp ortaya çıkması da bir bakıma tabiidir.

    Ancak, daha önceden bazı şeyler yapılarak, ruhun bu zaaflar girdabında boğulup gitmesini önlemek de her zaman mümkündür.

    Öyle zannediyorum ki, her gençte, sağlam bir inanç düşüncesi, yüksek bir diğergamlık hissi, sönmez bir millet-vatan sevgisi uyarılabildiği.. sabah-akşam mukaddes mefkuremiz etrafında ahd-ü peymanlarla bir araya gelinebildiği.. serazat gönüllerin hayattan kam alma arzularına karşı tahşidatlar yapılıp, izzet ve şeref gibi değerler üzerinde durulduğu ve mukaddes düşüncelerimiz açısından ülke ve millete hizmet sayılmayan her iş ve meşgalenin bir abes ve bu türlü abeslerle meşgul olmanın da, zaman nimetine karşı affedilmez bir nankörlük olduğu kanaati, onların kafa ve gönüllerine yerleştirildiği ölçüde, kalbi, ruhi dağınıklığa düşmeyecek ve özlerini koruyacaklardır.

    Aksine, makam sevgisi, şöhret hissi, hayat endişesi ve tama duygusu gibi insanın iç dünyasını karartan hastalıklarla, her gün ümit semamızdaki yıldızların kayıp kayıp gittiğini görecek ve iç burkuntularıyla iki büklüm olacağız.

 
< Önceki   Sonraki >

Benim de Sorum Var


Dini konular hakkında benim de bir sorum var diyorsanız bu formu doldurup bizlere gönderin. Sorularınızın cevapları sitemizin SORU VE CEVAPLAR bölümünde yayınlanacaktır...






Duyurular:

Değerli site ziyaretcileri...

Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir.

Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak :

Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz.

Üye olmanızı önemle rica ederiz.

Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz.

Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264

T.C Ziraat Bankası Kars Şb :  476 28555-5001

Vakıfbank Kars Şb :               00158007263750310

  Web   : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org

e-mail  : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

               Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

İletişim : 0474 223 35 38

 

Sorular ve Cevaplar

 

Hz.Adem Cennetten Kovulmasaydı?

Soru:Hz. Adem (a.s) hata yapmasaydı ve yeryüzüne gelmeseydi soyu henüz cenn...

 

Din Nedir?

Soru:Din nedir? Hedefleri nelerdir? İnsanların yaşantısında din gerekli midir? ...

 

Kur'anın İsmi Ne zaman Değişti?

Soru:Kur’an-ı Kerim’in adı ne zaman kadar mushaf kaldı ve ne zamandan sonra Ku...

 

Zülfikar Şimdi Nerde?

Soru:İmam Ali’(a.s)nin Zülfikar’ının şimdi nerede olduğunu öğrenmek ...

 

Ezan'da ki Bid'at

Soru:Ezanda “es-Salat-u Hayr’un Min’en-Nevm” Demek Bidat midir?...

Hicri Takvim

Rabiü'l-Evvel
17
Cuma
1433 Hicri

Yazarlar

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

Ziyaretçi Defteri

memet ali kömek
AŞURA MÜNASEBETİYLE BAŞTA DEĞERLİ İMAM-I ZAMAN aĞAMIZ OLMAK ÜZERE BÜTÜ
AHMET ÖZERVARLI
ESSELAMU ALEYKUM VE RAHMETULLAHİ VE BEREKATUHU EBEDEN DAİMEN KESİREN K
Melik Çarkcı/Bursa
Selamün aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatühü  
Bizleri bu g
Hatice Turan/İzmit
İlahiyat öğrencisi olarak sitenizden hem sosyal anlamda hem de alanımı

Ziyaretçi Sayacı

Bugün89
Dün524
Bu Hafta2340
Bu Ay5462
Tüm Zamanlar322893
Şuanda 16 konuk çevrimiçi

Üye İstatistik

909 Kayıtlı Üye
0 Bugün
4 Bu Hafta
6 Bu Ay
Son Üye: muratpolat