Bono ve senet

0
Soru : Bono ve Senet Hükümleri Nelerdir?
 Bono iki kısımdır:1) Borçlu olan kimsenin, borcu karşılığında verdiği gerçek senet.

2) Borçlu olmadığı hâlde bir şahsın başkasına verdiği hatır senedi.

* Bir kimsenin başkasıyla daha az bir meblağa muamele yapmak üzere gerçek senedi borçludan alması ve bu işi yapması haram ve batıldır.

* Bono para değildir ve onun kendisiyle muamele gerçekleşmez. Para, banknottur ve muamele onunla gerçekleşir. Bono, poliçe ve kabzdır. Yaygın olan banka çekleri, banknot gibi paradır; değerinden eksiğine ve fazlasına peşin olarak onun alış ve satışının sakınca-sı yoktur.

* Elinde bono olan kimse, borç para alır ve karşılığında, zamanı geldiğinde aldığı borçtan daha fazlasına almak üzere senet verirse, faizdir ve haramdır; ancak alınan borç sahihtir.

* Birinin bir başkasına üçüncü şahısla asıl değerinden eksiğine muamele yapması ve üçüncü şahısın belirlenen vakitte senedin asıl sahibi olan birinci şahıstan talep etme hakkına sahip olması için vermiş olduğu hatır senedinin ifa ettiği işlev, birkaç şekilde tashih edilebilir:

1) Bu muamele şuna dönüktür: Birinci şahıs, üçüncü şahısla kendi zimmeti üzere muamele yapması ve bonoda yazılı olan banknot miktarını aynı miktar karşılığında satması için ikinci şahısı vekil etmiş olur ve yine belirlenen vakitte ilk şahsın ona müracaat edebileceği üzere üçüncü şahıstan aldığı parayı kendisine götürmesi için ikinci şahsı vekil etmiş olur. Buna göre bononun ilk sahibi gerçekte borçlu olmamasına rağmen muamele gerçekleştikten sonra üçüncü şahsa borçlanır; ikinci şahıs da üçüncü şahıstan aldığı miktar kadar senedin ilk sahibine borçlanır. O hâlde, üçüncü şahıs muameleden sonra belirlenen zamanda birinci şahısa müracaat edip alacağını alabilir; birinci şahıs da borçlanma işinden sonra belirlenen vakitte ikinci şahsa müracaat edip alacağını alabilir. Eğer bonolar konusunda, birinci şahsın alacağı vermemesi hâlinde, üçüncü şahsın ikinci şahısa müracaat edebilmesi yaygın bir adet olursa, bu gerçekte akit içinde koşulan bir şart sayılır ve dolayısıyla ona da müracaat edebilir.

2) Üçüncü şahısla muamele yapması amacıyla ikinci şahsa hatır senedi vermenin ve üçüncü şahısın ikinci şahısa müracaat edebilme hakkının doğması iki şeyi gerektirir:

a) Bono vermekle alıcı üçüncü şahsın yanında itibar kazanıyor. Bu açıdan kendisi muamele yapmış olur ve ikinci şahıs üçüncü şahsa borçlanmış olur.

b) İkinci şahsın belirli olan miktarı ödememesi hâlinde birinci şahsın bu ödemeyi üstlenme zorunluluğu, bunların arasında üzerinde konuşmaya ve anlaşmaya ihtiyaç duymayan kesin bir olgudur. Buna göre, muameleden sonra belirlenen vakitte üçüncü şahıs ikinci şahısa ve o vermediği takdirde birinci şahısa başvurabilir. Bu husus, taraflarca kesin bilinen bir olgu olduğundan, akit içinde yapılan sözleşme hükmünü taşır ve sakıncası yoktur. Bu işin sıhhati için daha başka yollar da söz konusudur.

* Ticarî ve banka muamelelerinde senet veren kimse kendi borcunu vermediği takdirde, bonoda imzası bulunan şahısa müracaat edilebilmesi yaygın bir şeydir. Bu, bu hususun anlaşma içerisinde yapılan bir sözleşme olduğunu gösterir ve dolayısıyla riayet edilmesi zorunludur; ancak muamele yapan taraf, bunun akit içinde taahhüt edildiğini bilmezse, ona müracaat edilemez.

* Borcun ertelenmesinden dolayı alıcının ister banka olsun, ister diğerleri olsun, borçludan bir şey alması, borçlu razı olsa bile haramdır.

* Banknot ve kâğıt dinarda veya dolar ve Türk lirası gibi diğer kâğıt paralarda, borç dışındaki anlaşmalarda cereyan eden faizin gerçekleşmesi söz konusu olmaz. Bunların bazısını bazısıyla peşin olarak eksiğine veya fazlasına değiş tokuş yapmak caizdir; ancak peşin olmadığı takdirde, bazısını bazısına eksiğine veya fazlasına değiş tokuş yapmak, eksilme veya artışta sürenin miktarı ölçü alınmadığı takdirde sakıncasızdır. Borçla ilgili faiz ise, bunların hepsinde gerçekleşebilir. [Bu yüzden] on dinarı on iki dinar almak üzere borç vermek, caiz değildir

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar