A handout picture made available on June 8, 2014 by the Egyptian presidency shows President elect Abdel Fattah al-Sisi (L) receiving congratulations from Saudi Arabia's Crown Prince Salman bin Abdul Aziz (C) and Crown Prince of Abu Dhabi Mohammed bin Zayed al-Nahayan (R) following his assumption of power in Cairo. Sisi was sworn in as Egypt's president, formalising his de facto rule since he deposed the elected Islamist last year and crushed his supporters. AFP PHOTO / HO / EGYPTIAN PRESIDENCY == RESTRICTED TO EDITORIAL USE - MANDATORY CREDIT "AFP PHOTO / EGYPTIAN PRESIDENCY" - NO MARKETING NO ADVERTISING CAMPAIGNS - DISTRIBUTED AS A SERVICE TO CLIENTS ==

Batı Açıkladı:İslam İttifakı Değil İran’a Karşı Sünni İttifakı

İngiltere ve Alman medyası Suudi Arabistan’ın açıkladığı 34 ülkelik ‘Teröre karşı İslam ittifakı’na eleştirel yaklaştı.

İngiltere ve Alman medyası Suudi Arabistan’ın açıkladığı 34 ülkelik ‘Teröre karşı İslam ittifakı’na eleştirel yaklaştı.

İRAN’IN ÖNÜNÜ KESMEK

BBC Türkçe’nin aktardığı haber özetlerinde Guardian gazetesinde yer alan Ian Black imzalı yorum yazısında, Türkiye’nin de dahil olduğu askeri İslam ittifakının samimi olmadığı belirtiliyor: “İttifakın askeri alanda nasıl bir rol oynayacağı ya da herhangi bir cephede savaşıp savaşmayacağı net değil. İttifakı duyuran Suudi Prens Muhammed Bin Selman açık biçimde ABD Başkanı Barack Obama’nın çağrılarına yanıt veriyordu. Açıklamanın yapıldığı saat de ABD’de televizyon kanallarının izlenme oranlarının en yüksek olduğu dakikalara denk getirildi. Birçok uzman açıklanan ittifakın terör örgütlerinden ziyade İran’ın önünü kesmeyi hedeflediği görüşünde. İslam ittifakıyla birlikte Suudi Arabistan Batılı ülkelerin desteğini çekmeyi, böylece nükleer müzakerelerde Batı’yla uzlaşma yakalayan İran’ın bölgesel etkisini artırmasını engellemek istiyor.”

İRAN’LA DİYALOĞU NE OLACAK

Independent gazetesinde ise Robert Fisk ittifak için “Dünyanın en genç savunma bakanı ve boşluklarla dolu bir koalisyon” başlıklı bir yazı kaleme aldı. “Şimdi dünyanın en genç savunma bakanı 34 ülkelik yeni bir koalisyonu duyuruyor. Ancak garip bir şekilde dünyanın en büyük Müslüman nüfusunu barındıran Endonezya listede yok. Yoksa Suudi Arabistan’da idamını bekleyen 30’dan fazla kadının alınan kararda bir etkisi olmuş olabilir mi?” diyen Fisk şöyle devam etti: “Kurulan bu koalisyon hakkında sorulması gereken bir dizi soru var: ‘Terör hastalığıyla mücadele’ derken tam olarak kim kastediliyor? Vahabi Suudi devletinin temellerini oluşturan doktirini savunan IŞİD mi, Katar’ın desteklediği Nusra Cephesi mi? Sünni Yemen Cumhurbaşkanı’nın terörist ilan ettiği Şii Husiler mi? Ayrıca bu koalisyonun İran’la nasıl bir diyaloğu olacak? Bu koalisyonun finansmanını kim, nasıl yapacak? ve en önemlisi neden Sünni koalisyonu kuruluyor da bir İslam koalisyonu yaratılamıyor?”

İRAN’A KARŞI TAVIR KOYABİLİR

DW’nin aktardığı basın özetlerinde ise Frankfurter Rundschau gazetesi Suudi Arabistan’ın 34 Müslüman ülkenin oluşturduğu koalisyon ile birlikte IŞİD terörüne karşı mücadeleye girme kararına ilişkin olarak “nihayet” diyor ve yorumuna şöyle devam ediyor:

“Batılılar Suudilerin başını çektiği koalisyonun hedeflerine bakarak değer biçmek ve Riyad’ta başlanan süreci iyi değerlendirmek zorunda. Uluslararası topluluk ancak ve ancak Riyad’ın planlarını ciddiye alırsa, o zaman bu karmaşık sorunun çözümüne yakınlaşmış olur. Ve sadece o zaman Suudi Arabistan’ın bu yeni koalisyon sayesinde iyice bozulmuş olan imajını düzeltmek istemesini, ya da bu koalisyon yardımıyla, yeni ittifakın içinde yer almayan İran’a karşı tavır koymasını engelleyebilir.”

İRAN ALEYHİNE

Nordsee-Zeitung ise yorumunda daha açık konuştu: “Riyad’ın bu yeni çıkışı ilk elde nüfuz alanını genişletmek istemesine bağlanabilir. Bu da her şeyden önce Ortadoğu’da ikinci büyük bölgesel güç olan İran’ın aleyhine bir gelişme olur. İşte bu noktada yeni askerî koalisyonun sahneye çıkması tehlikeli hale geliyor. Çünkü Tahran’daki mollalar ezelî düşman olarak gördükleri Sünnilerin bu girişimini eli kolu bağlı izlemeyecektir. O zaman da Suriye anlaşmazlığı -sonuçları kestirilmesi mümkün olmayan- bir bölgesel savaşa dönüşebilir. Batı böyle bir riske giremez. Bugün Riyad’ı uluslararası IŞİD karşıtı koalisyona dahil etme konusunda ihmalkar davrananlar, yarın Suriye’deki savaşın büyük bir alana yayılması ile karşı karşıya kalabilir.”


ETİKET


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir