Bakan Arslan: 15 Temmuz Gecesi Yaşadığımız Darbe Girişimi de Adeta İkinci Bir Kerbela’ydı

0
Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilişinin 1377’nci yıldönümü nedeniyle Caferilik İnancını Tanıtma Araştırma ve Eğitim Derneği (CAFERİDER) tarafından Evrensel Aşura Matem Merasimi düzenlendi.

Hz. Hüseyin ve 71 yareninin Kerbela’da şehit edilmesinin yıl dönümünde İstanbul Halkalı’da düzenlenen merasime binlerce kişi katılırken, emniyet güçleri de çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.

Halkalı’da ‘Geleneksel Aşura Matem Merasimi’ düzenlendi. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde yapılan anma etkinliğine on binlerce kişi katıldı.

Halkalı’da düzenlenen programa, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan,  CAFERİDER Onursal Başkanı Selahattin Özgündüz, CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, Küçükçekmece Kaymakamı Harun Kaya, Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Merasime katılan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, “İster mezhep adına ister etnik köken adına ister ideoloji adına ne olursa olsun masumları katletmek alçakça bir cinayettir. Bunun böyle bilinmesi gerekir. 15 Temmuz gecesi yaşadığımız silahlı darbe girişimi de adeta ikinci bir Kerbela’ydı” dedi.

Arslan, “Bu büyük matem gününde başta İmam Hüseyin olmak üzere Kerbela’da şehit olan Ehlibeyti rahmetle yad ederken Allah hepimizi onların şehadetine eriştirsin diye dua ediyorum. Diyorum ki, ‘Hz. Peygamber Hasan ve Hüseyin’i seven beni sevmiş onlara kin tutan da bana kin tutmuştur’ demişlerdir. İşte Hz. Hasan’ı ve Hz. Hüseyin’i sevmek Hz. Peygamberimizin sevgisini kazanmaktır. Ne yazık ki Hz. Hasan’ı Medine’de zehirleyerek şehit ettiler ve Hz. Hüseyin’i tam 1377 yıl önce bugün Kerbela’da ailesiyle birlikte tarihin şahit olduğu en büyük katliam ile şehit ettiler. O günden beri şüphesiz ciğerimiz yanıyor. O günden beri şüphesiz yüreğimiz kanıyor. 1377 yıldır dualarımız, feryadımız, çığlığımız, ağıtlarımız arşı inletiyor. O günlerden beri gökyüzünün ve yeryüzünün ağladığı Kerbela’da suların, sellerin, denizlerin ağladığı arşta meleklerin ağladığını biliyoruz. Yine Hz. Hüseyin’i susuzluğa, yalnızlığa, Kerbela’da terk etmiş olmanın sızısını o günden beri insanlık ağır bir yük olarak taşıyor” şeklinde konuştu.

Bakan Arslan, Müslümanların yaşananlardan ders alarak birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini vurgulayarak, “Bugün burada imam Hüseyin ve yarenlerinin yalnızlıklarının ve mazlumluklarının şemsiyesi altında toplandık. Muharrem ayının tüm manevi ikliminin kapsayıcılığı hepimizin birlikte hissetmesi çok önemli olsa gerek. Aşura ile buluşmanın tarihin derinliklerin bugüne taşınmasına büyük bir anlayışla sahip çıkmanın asaletiyle bir aradayız. Her şeye rağmen acılarımızı ve sevinçlerimizi paylaşabilmeyi öğrenmek durumundayız. Müslümanlar Kerbela faciasını hiç bir zaman unutmayacaklardır. Ancak ayrımcılık yapmak için değil ayrı düştüklerinde neler olabileceğini unutmamak ve ibret almak için unutmamalıyız. Muharrem mateminin amacı yaraları acıları deşmek değil bütün acıların bir daha yaşanmaması olduğu unutmamalıyız. Bu nedenle diyorum ki ya ibret alırız ya da ibret oluruz. Önemli olan bu hadiselerden ders çıkarmak. Hz. Hüseyin’in koyduğu hedef doğrultusunda yer almaktır. Barış ve kardeşliğin ne kadar önemli olduğunu artık herkesin idrak etmesi gerektiğini de biliyoruz” dedi.

Bakan Arslan şöyle devam etti:

“İster mezhep adına ister etnik köken adına ister ideoloji adına ne olursa olsun masumları katletmek alçakça bir cinayettir. Bunun böyle bilinmesi gerekir. 15 Temmuz gecesi yaşadığımız silahlı darbe girişimi de adeta ikinci bir Kerbela’ydı. Bununla birlikte Müslüman dünyasınında son ve en ağır imtihanıydı zira o gün gösterilen birlik ve beraberlik öyle zannediyorum ki son asrın değil, belki de asırların en güzel örneğiydi. O günde sonra 81 ilde milyonlar, mezhebine, siyasi görüşüne, etnik kimliğine bakmadan hep birlikte sokağa çıktılar. Hz. Hüseyin’in şehadetine intikal ettiği bu günde bizim için birlik günüdür. Dayanışma, paylaşma günüdür. Matemleri bir olan ortak olan bir milletin geleceği de idealleri de ortaktır birdir. Biz etrafımızdaki yangınları görmezlikten gelemeyiz. Değerli hocalarımız dediler ki Irak’ın Suriye’nin bütünlüğü olmazsa olmaz. Bütün ülkelerin birliği, bütünlüğü bizim için önemlidir. Her şeyden önce Hz. Hüseyin’in izinden gidiyorsak peygamber efendimizin gösterdiği yoldan gidiyorsak bunun için önemlidir. Şunu da biliyoruz ki eğer komşularımızda bir yangın varsa o yangını söndürmek durumundayız. O yangının üzerine ateşle benzinle değil su ile gitmek zorundayız. İşte biz komşularımızdaki yangının söndürülmesi adına üzerine gidiyoruz ki etrafımızdaki sıkıntı o ülkenin insanlarını rahatsız ettiği gibi bizim insanlarımızı da rahatsız eder.”

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar