Ayet ve Hadislerle Ramazan Ayı

0
Allah Resulünün Ramazan Ayı Yaklaştığında Okuduğu Hutbeler / Ramazan Ayında Şeytanların Zincire Vuruluşu / Ramazan Ayında Allah’ın Bağışlaması
Kur’an:
“(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki onda Kur’an, insanların hidayeti için, doğruyu yanlıştan ayırıcı ve hidayet delilleriyle birlikte indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu kolaylıkları, sayılı günleri tamamlamanız ve size hidayet ettiğinden O’nu ululamanız içindir; ola ki şükredersiniz.”[1]Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ramazan günahları yaktması sebebiyle ramazan olarak adlandırılmıştır.”[2]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ramazan demeyin, çünkü ramazan Allah’ın isimlerinden bir isimdir, dolayısıyla, “ramazan ayı” deyin.”[3]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayının ilk gecesinde göklerin kapısı açılır ve son gecesine kadar kapanmaz.”[4]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Eğer kul Ramazan ayının değerini bilseydi tüm yılın Ramazan olmasını arzu ederdi.”[5]

Resulullah (s.a.a), ramazan ayı geldiğinde üç defa şöyle buyurmuştur: “Sübhanallah! Neyi karşılıyorsunuz ve sizleri ne karşılıyor!”[6]

İmam Sadık (a.s), Ramazan ayı geldiğinde oğluna yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: “Nefislerinizi çabalamaya zorlayın. Şüphesiz bu ayda rızıklar bölüştürülür, eceller yazılır ve bu ayda Allah’ı ziyaret eden misafirlerin adı yazılır. Bu ay da, içinde amel etmenin, bin ayda amel etmekten daha hayırlı olduğu bir gece vardır.”[7]

İmam Zeyn’ul-Abidin (a.s) Ramazan ayı geldiği zaman yaptığı duasında şöyle buyurmuştur: “Hamd Allah’a ki, bize dinini armağan etti, şeriatini bize mahsus kıldı ve ihsan yollarını bize tanıttı ki, nimetiyle o yolları katederek rızvanına ulaşalım. Öyle bir hamd ki, bizden kabul buyursun ve onunla bizden hoşnut olsun. Ve hamd Allah’a ki, oruç ayı, İslam ayı, temizlenme ayı, arınma ayı ve kıyam ayı olan Ramazan ayını bu yollardan biri kıldı.”[8]

İmam Zeyn’ul-Abidin (a.s) Ramazan ayı ile veda için ettiği duasında şöyle buyurmuştur: “Selam sana ey Allah’ın en büyük ayı ve ey Allah’ın dostlarının bayramı! Selam sana ey bizimle birlikte olan vakitlerin en değerlisi ve ey günler ve saatler içinde en iyi ay! Selam sana ey arzuların yaklaştığı, amellerin dağıldığı ay! Selam sana ey varlığı pek değerli, yokluğu can yakıcı dost; ayrılığı üzücü olan ümit kaynağı!.. Selam sana ki, suçlulara çok uzundun; inananların gönlünde pek heybetliydin.”[9]

 

Allah Resulünün Ramazan Ayı Yaklaştığında Okuduğu Hutbeler
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah Resulü (s.a.a) bir gün bizlere bir hutbe okuyarak şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Şüphesiz bereket, rahmet ve mağfiret ayı sizlere yönelmiştir. Bu ay Allah nezdinde ayların en iyisi ve bu günler, günlerin en iyisi, bu geceler, gecelerin en iyisi ve bu anlar anların en iyisidir. Bu ayda sizler Allah’ın misafirliğine davet edildiniz ve Allah’ın yüceliğinden nasiplenen zümreden karar kılındınız. Bu ayda nefesleriniz Allah’ı tespih, uykularınız ibadet, amelleriniz makbul ve dualarınız müstecaptır…” Ben kalkıp: “Ey Allah’ın Resulü! Bu ayda en hayırlı amel hangisidir?” diye sorunca Peygamber şöyle buyurdu: “Ey Ebe’l-Hasan! Bu ayda en hayırlı amel, aziz ve celil olan Allah’ın haramlarından sakınmaktır.”[10]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Resulü (s.a.a) Şaban ayının son cumasında insanlara bir hutbe okudu. Önce Allah’a hamd ve senada bulunduktan sonra şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Şüphesiz içinde bulunan bir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğu bir ay sizlere gölge etmiştir (yaklaşmıştır.) Bu Allah’ın orucunu farz kıldığı Ramazan ayıdır. Bu ayda bir gece nafile namazı kılmak, diğer aylarda yetmiş gece nafile namazı kılmaya denktir.”[11]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın Resulü (s.a.a), Şaban ayının bitmesine üç gün kala Bilal’e insanları çağırmasını emrederdi. İnsanlar toplandıktan sonra minbere çıkar, Allah’a hamd ve senada bulunduktan sonra şöyle buyururdu: “Ey İnsanlar! Şüphesiz bu ay sizlere yönelmiştir. Bu ay bütün ayların efendisidir. Bu ayda bulunan bir gece, bin aydan hayırlıdır. Bu ayda cehennem kapıları kapanır ve cennet kapıları açılır. Her kim Ramazan ayına ulaşır ve bağışlanmazsa Allah onu rahmetinden uzaklaştırır.”[12]

Resulullah (s.a.a), Şaban ayının son gününde insanlara hitap ederek şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Büyük bir ay sizlere gölge etmiştir. Bu ay mübarek bir aydır. Bu ayda öyle bir gece vardır ki onda amel etmek bin aylık amelden daha hayırlıdır… Bu ayın başlangıcı rahmet, ortası bağışlanma ve sonu ateşten kurtuluştur.”[13]

 

Ramazan Ayında Şeytanların Zincire Vuruluşu
Resulullah (s.a.a) şöye buyurmuştur: “Ramazan ayının hilali gözükünce cehennem kapıları kapanır, cennet kapıları açılır ve şeytanlar zincire vurulur.”[14]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah her isyankar şeytana meleklerinden yedisini tayin etmiştir ki Ramazan ayınızın sonuna kadar bu şeytanların zinciri çözülmez.”[15]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayının ilk gecesi olduğunda celil olan Allah Tebarek ve Teala şöyle seslenir: “…Ey Cebrail! Yeryüzüne git ve isyankar şeytanları zincire vur ki kullarımın orucunu bozmasın.”[16]

Şeytanların bu ayda zincire vurulduğu hususundaki rivayetler Şii[17] ve Sünni yoluyla[18] nakledilmiş olup istifaze derecesinden daha yüksek ve tevatür haddindedir.”
Ramazan Ayında Allah’ın Bağışlaması
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim ramazan ayını derk eder de bağışlanmazsa Allah onu rahmetinden uzaklaştırmıştır.”[19]

Resulullah (s.a.a), Ramazan ayı geldiğinde şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz mutsuz kimse bu büyük ayda Allah’ın mağfiretinden mahrum olan kimsedir.”[20]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz gerçek mutsuz kimse, bu ayı geçirdiği halde günahları bağışlanmayan kimsedir.”[21]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayında bağışlanmayan kimse hangi ayda bağışlanır?!!”[22]

Resulullah (s.a.a), minbere çıkıp şöyle buyurdu: “Amin! Ey insanlar! Şüphesiz Cebrail yanıma geldi ve bana şöyle dedi: “Ey Muhammed! Her kim bu Ramazan ayını derk eder ve bağışlanmadan ölürse Allah onu rahmetinden uzaklaştırsın. Sen de, “Amin” de. Bunun üzerine ben de, “Amin” dedim.”[23]

Bir hadiste şöyle yer almıştır: “Cebrail yanıma geldi ve şöyle dedi: “Ramazan ayına ulaştığı halde bağışlanmayan kimse hor ve hakir olsun.” Ben de, “Amin” dedim.”[24]
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayında bağışlanmayan kimse Arefe’de hazır olma dışında öbür Ramazan ayına kadar bağışlanmaz.”[25]

 
[1] Bakara suresi, 185. ayet
[2] Kenz’ul-Ummal, 23688
[3] a.g.e. 22743
[4] el-Bihar, 96/344/8
[5] a.g.e. s. 346/12
[6] a.g.e. 96/347/13
[7] a.g.e. s. 375/63
[8] es-Sahifet’us-Seccadiye, 165, 44. dua
[9] es-Sahifet’us-Seccadiye, 175, 45. dua
[10] Emali’es-Seduk, 84/4
[11] a.g.e. 44/1
[12] a.g.e. 56/2
[13] el-Bihar, 96/342/6
[14] a.g.e. s. 348/14
[15] Sevab’ul-A’mal, 90/5
[16] el-Bihar, 96/348/15
[17] bak. Bihar, 96/350, s. 360, s. 366, s. 372, 97/63
[18] bak. Kenz’ul-Ummal, 8/461 ve s. 467-470
[19] el-Bihar, 74/74/62
[20] Uyun-u Ahbar’ir-Rıza (a.s), 1/295/53
[21] el-Bihar, 96/362/29
[22] Emali’es-Seduk, 52/2
[23] el-Bihar, 96/342/6
[24] a.g.e. s. 347/13
[25] a.g.e. s. 342/6

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar