2_pic87(4)

Ali Ekber Tugayı: Şii-Sünni-Hıristiyan İttifakı/FEHİM TAŞTEKİN

Eski bir komando olan Hac Kasım’a göre bir süredir Beyci taraflarında operasyonlar yürüten Ali Ekber Tugayı’nın 5000 askeri var. 1200’ü Sünni. Tel Afer’den 500 Şii Türkmen de bu birlikte savaşıyor. Herkesin merak ettiği soruyu hemen sordum: İran’ın bu savaştaki yeri nedir?

Kerbela’da Haşd el Şaabi’nin saflarına katılmadan önce insanların 45 gün eğitimden geçirildiği kamplardan birine uğradım, faaliyet yoktu. Haşd el Şaabi’ye bağlı iki birliğin ofisinde de konuşacak yetkili bulamadım. Bu ofisler genelde koordinasyon amacıyla kullanılıyor. Üçüncü durağım Ali Ekber Tugayı’nın merkezi. Komutanları Hac Kasım cepheden yeni dönmüş. Önce kuruluş hikâyesini anlattı:
“Mercei’nin (Sistani) fetvasından hemen sonra kurduk. Hiçbir partinin uzantısı değiliz, direk başbakanlığa bağlıyız. Askerlerimizi (Kerbela yakınlarında) Besmaye kampında 45 günlük eğitimden geçirdik. Eğitimi Irak özel birliklerinden eğitmenler verdi. IŞİD, Musul’u aldıktan sonra Samarra’ya yürüdü. İmam Hasan el Askeri’nin türbesine dokunmasınlar diye yolu kestik. Amaçları bütün Şiileri öldürmek, türbeleri yıkmak ve kadınlara tecavüz etmekti. Samarra halkı Sünni’dir ve biz o kenti koruduk. Curf el Sakhar’ı temizledik. Sonra Tikrit’i. Ardından Mekhul dağını. Son olarak Beyci’yi.”


Eski bir komando olan Hac Kasım’a göre bir süredir Beyci taraflarında operasyonlar yürüten Ali Ekber Tugayı’nın 5000 askeri var. 1200’ü Sünni. Tel Afer’den 500 Şii Türkmen de bu birlikte savaşıyor. Birlik bugüne kadar 108 kayıp verdi.
Herkesin merak ettiği soruyu hemen sordum: İran’ın bu savaştaki yeri nedir?
“İran’dan bir kuruş yardım almadım. Irak kendi parasıyla İran ve diğer ülkelerden silah alıyor. Iraklı tüccarlar da yardım ediyor. Curf el Sakhar ve Beled’deki zaferlerden sonra devlet yardıma başladı. Şimdi giderlerimizi devlet ve Harem (Hz. Hüseyin Türbesi) karşılıyor. Emrimdeki 5000 askerden 3200’ü aylık 800 dolar maaş alıyor” yanıtını verdi.

KASIM SÜLEYMANİ SORUSU RAHATSIZ EDİYOR

Ya bir ara Irak’ta farklı cephelerden sürekli verdiği pozlarla gündeme gelen İran’ın Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin rolü?

Hacı Kasım
Ketaib Akile Zeynep’in komutanında olduğu gibi Hac Kasım’ı da Süleymani’nin çokça gündeme gelen rolüyle ilgili rahatsız gördüm:
“Kasım Süleymani danışmanlık yaptı, fikirlerini sundu ama sahada faaliyeti olmadı. Benim birliğim İranlılardan eğitim almadı.”
Ancak farklı kaynaklar Saraya Cihad ve Irak Hizbullah’ı gibi örgütlerin İranlılardan doğrudan destek aldığını söyledi.
ABD’nin IŞİD’le mücadelesiyle ilgili Iraklılar arasındaki kuşkular da çok derin. Haşd el Şaabi devreye girinceye kadar ABD’nin aslında Iraklıları oyaladığı ve gerçek anlamda IŞİD’i vurmadığı görüşü yaygın. Hac Kasım da ABD’nin davadan destek verdiğini, bunun dışında bir yardımının olmadığını belirtti. Hac Kasım Bağdat’ta iki operasyon odasından bahsetti:
“Birinde Irak ordusu Amerikalılarla, diğerinde Haşd İranlılarla koordinasyon içinde. Birinin danışmanlığı hava, diğerininki kara operasyonlarıyla sınırlı.”
Hac Kasım, Haşd el Şaabi’nin Şii milis gücü olduğu ve İran tarafından yönetildiği eleştirilerini de reddetti:
“Binlerce Sünni bizimle birlikte savaşıyor. Sünni aşiretler Haşd’a katılmak istedi ama ABD onlara silah vaat ederek engelledi. Sonuçta beklendiği kadar silah da vermedi. Silah alanlar da başarılı olamadı. Sonra Cubur, Şammar ve Azze aşiretleri bize gelip ‘Sizinle Musul’a kadar geliriz ama ABD izin vermiyor’ dediler. ABD, Haşd’a katılmamaları şartıyla silah veriyor.”

‘ABD’YE BAĞDADİ’NİN KOORDİNATLARINI VERDİK AMA VURMADI’

Beyci temizlenince IŞİD’in Musul’dan Ramadi, Tikrit, Havice ve Selahaddin’e takviye yapmasının önüne geçilmiş oldu. Ayrıca rafinerinin olduğu Beyci petrolüyle IŞİD’i besliyordu. Hacı Süleyman Beyci sayesinde kuzey-güney istikametindeki tedarik yollarının kesilmesini “IŞİD’in beli kırıldı. Yüzde 80 oranında çöktü. Yüzde 10’u Ramadi’de, yüzde 10’u Musul’da kaldı. Düşmanımız şimdi Irak’ın sınırına doğru uzaklaşıyor” diye değerlendirirken bölgeden IŞİD’den tamamen kurtulup kurtulamayacağına ilişkin şunları söyledi:
“IŞİD’den geri kalanının varlığını sürdürme nedeni Amerika’dır. Musul’da Ebu Bekir Bağdadi’nin kafilesi geçiyordu, ABD’ye bilgi verdik ama kafilenin üzerinden uçtukları halde vurmadılar. Amerika ikili oynuyor, bir gün bizimle, bir gün onlarla. Doğu ülkelerini bölmek istiyor. Suriye’yi üçe, Irak’ı üçe, Yemen’i ikiye bölmek istiyor. ABD’nin hedefi Sünni-Şii, Kürt-Arap diye ayırmak. Bu savaşın bitmesini istemiyor. Biz Tikrit’i kurtarırken ABD havadan indirme yapıp IŞİD komutanlarını alıp götürdü. Amerikalıların IŞİD’e silah bıraktığını da biliyoruz. Yesrip ve Beyci’de havadan IŞİD’e silah attılar.”

TERCİH ABD DEĞİL RUSYA AMA…,

“Madem ABD ikili oynuyor neden Irak hükümeti işbirliğini kesmiyor” diye sorduğumda “Hükümetin bunu yapacak gücü yok. ABD çok baskı yapıyor. Bu yüzden ABD’yi dengelemek için Rusya’yı davet ettik. Tabii ABD bunu da önledi” yanıtını verdi.
IŞİD’in Sünni desteğine dair de Hac Kasım “IŞİD aşiretlere çok baskı yapıyor, para ve militan istiyor. Hatta militanlarla nikâhlamak için her aşiretten 10’ar kız istedi. Halk kısa sürede bunların gerçek yüzünü görüp hükümete döndü” dedi.
Tuz Hurmatu’da Türkmenlerden oluşan Haşd el Şaabi güçleri ile Peşmerge arasında çıkan çatışmayı sorduğumda şu yanıtı aldım:
“Kürtler IŞİD’den boşalan yerleri Kürdistan’a katıyor. Peşmerge Tuz Hurmatu’da evleri yakarak etnik temizlik yapmaya kalkıştı. Haşd el Şaabi’nin devreye girmesiyle mesele halloldu. Bakın Sincar’ı (Şengal) aldıktan sonra (Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı) Mesut Barzani ‘Haşd el Şaabi’nin Kürdistan’da yeri yok’ dedi. Kürtler gelecekte IŞİD’den çok Haşd ile karşı karşıya gelecek.”


Şii milisler de Selahaddin ve Diyala vilayetlerinde Sünni Araplara yönelik etnik temizlik, işkence ve yağma ile suçlandı. Hatta Sistani bu tür suçları önlemek için fetva yayımladı, İbadi de araştırma komisyonu kurdu. Bu suçlamaları da sordum. Hac Kasım şunu söyledi:
“Biz Sünni bölgeleri temizlerken el koymadık, mala mülke dokunmadık. Elbette savaşta evler zarar görüyor. Roketler düşüyor, yıkım oluyor. Kasıtlı olarak ev yakmadık. Temizlediğimiz yerleri bölge insanı koruyor. Kontrolü Sünnilere bırakıp çekiliyoruz. Beyci’de çatışmalarda bölgeden ayrılmış 1300 aileyi bizzat kendim evlerine yerleştirdim. İnsanlara gıda dağıtıyoruz, okulları tamir ediyoruz. Mercii ‘Sünniler bizim özümüzdür’ dedi. Sünnilere zerre miktarı zarar vermedik. Mesele Sünni-Şii meselesi değil. Biz Beyci’de Suudiler, Libyalılar, Çeçenler, Uygurlar, Afganlar vs. ile savaştık. Bunların elimizde kimlikleri ve ses kayıtları var.”
“Ya Kerkük ne olacak? Bölge ordunun dağılmasıyla Peşmegre’nin kontrolüne geçti. IŞİD yenildikten sonra Haşd el Şaabi, Kerkük’e girmeye kalkışır mı?”
Kasım’ın yanıtı Arap ve Türkmenler arasındaki yaygın tepkiyi yansıtıyor:
“Kerkük’te Kürt, Arap, Türkmen birlikte yaşıyor. Hıristiyanlar var, Ezidiler var. Kerkük Kürtlere teslim edilemez. Savaş çıkar.”

‘MUSUL OPERASYONUNU ABD GECİKTİRİYOR’

Birçok Iraklı gibi Kasım da Türkiye’ye tepkili:
“Suriye’deki IŞİD’e Türkiye yardım ediyor. Bir gün ‘Biz ne yaptık’ diye parmaklarını ısıracaklar. Olan Türk halkına olacak. Irak halkının bütün bu acıları çekmesinin nedeni Irak’ın komşularıdır, Amerika’dır, İsrail’dir. Düşünmüyorlar ki Irak’tan sonra sıra Türkiye’ye gelecek. IŞİD’e Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar da yardım ediyor. Mesut Barzani de yardım ediyor. Barzani’nin IŞİD’le savaştığı yalan. Bakın sizinkiler Musul Konsolosluğu’nu kendileri IŞİD’e teslim etti, IŞİD’i destekledikleri görüntüsünden kurtulmak için. Bu bir oyundu. Türkiye’den günde 1000 TIR geliyor. Türkler ticaretten, yatırımdan, petrolden faydalanıyor. Çok sayıda Türk şirketi burada. Türkiye bizim yanımızda durmak yerine IŞİD’e yardım etti. Niyetimiz kötü olsaydı bu işi bitirirdik ama Türklere hiçbir şey yapmadık, yapmayacağız.”
Peki, Musul’a operasyonun gecikmesinin nedeni? İşte yanıtı:
“Musul’un gecikmesinin nedeni ABD’dir. Geciktikçe Amerikalılar burada varlığını sürdürecek. ABD, Irak’ı sömürüyor, ülkeyi üçe bölmek istiyor. Amerikalıların bir yılda bitmez dediği bölgeleri üç günde bitirdik. Curf el Sakhar mesela. Tikrit’i de kısa sürede temizledik.”

 

YARIN: KERBELA’DAN SAMARRA, TIKRİT VE BEYCİ’YE




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir