Kars Ehlibeyt

  • Oturum Aç
  • Kayıt Ol
    Kayıt
    Yıldız işareti (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.
    İsim: *
    Kullanıcı Adı: *
    e-Posta: *
    Şifre: *
    Şifre Tekrarı: *
  • Arama Yap
Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Monşer PDF Yazdır e-Posta
Eski büyükelçilerden Yalım Eralp'a göre, monşer birbirlerine nezaketle hitap edenlerin "azizim" manasında kullandıkları bir kelimedir. Azizim'de olduğu gibi monşerde de muhatap yüceltilir, üstün tutulmak suretiyle taltif edilir. Bu yüksek düzeyde kültürleşmiş insanların hitabıdır.

Kelimenin diplomasinin ayırt edici özelliği olarak dilimize girmesi Tanzimat sonrası döneme rastlar. Özellikle Fransız kültür ve adabına özenen hariciyecilerimiz –ve elbette diğer aydınlarımız, siyasetçi ve bürokratlarımız- Osmanlı'nın İslam ve imparatorluk kültüründen imbiklenerek geçip gelişmiş iltifat sözcüklerini, hitap tarzını bir kenara bırakıp Avrupai dili kullanır olmuşlardır.

Başbakan R. Tayip Erdoğan'ın Davos'ta yaptığı ünlü sert çıkıştan sonra, İstanbul'a dönüşünde İstanbul Havaalanında yaptığı konuşmada kendisinin "diplomat" değil, "siyasetçi" olduğunu; "monşerlerin dilinden anlamadığını, anlamak da istemediğini" söyledi.

Başbakan belli ki, uluslar arası bir toplantıda "neden bu kadar sert, somut ve açık ifadeler kullandın, bunlar diplomasinin dili değil" diye itiraz edeceklere karşı önleyici cevap veriyordu. Ama kanaatime göre, mesele sadece bundan ibaret de değildi.

Tabii ki hem Davos çıkışı hem monşer konusu tartışıldı. Doğal olarak hariciye sınıfına mensup olanlar Başbakan'ın sözlerinden alındılar ve diplomasinin kendine özgü bir dil kullandığını, diplomatların bu dili terk etmeleri durumunda ülkeler arasında her gün savaş çıkacağını söylediler. Bunda tabii ki haklıdırlar.

Kısaca tanımlamak gerekirse, diplomasi, müzakereci veya görüşmecinin aklına ve diline geldiği gibi konuşmaması; en sert mesaj ve muhtevayı çeşitli söz sanatlarını kullanarak simgeler, imgeler ve soyutlamalar yaparak muhatabına anlayabileceği şekilde iletebilmesidir. Kabul etmek lazım ki, diplomasi akıl, bilgi, politika ve çıkarın bir arada konuşulduğu bir söz sanatıdır. Bunu küçümsemek doğru olmaz.

Eski Doğu geleneğine göre, bir konuyu müzakere etmek üzere bir araya gelen iki devlet temsilcisi, başlangıçta karşılıklı şiirler okurlardı. Yaklaşık yarım saat süren şiir okumaları bittiğinde, esasında müzakerenin konusu da görüşme masasına yatırılmış, hatta müzakere bitmiş sayılırdı. Çünkü seçilen şiirlerin her biri dolaylı olarak konu ve öne sürülen tezle ilgili olurdu. 1993'te Erivan'da kendisiyle tanıştığım Van asıllı 96 yaşındaki Ermeni diplomat Agop Papazyan, bana kendisiyle görüştüğü zamanın İran Dışişleri Bakanı Dr. Ali Velayeti'yle –ki Velayeti aslında çocuk doktoruydu- karşılıklı olarak tam 45 dakika şiir okuduklarını söyledi; her birisinin şiirleri nasıl müzakere konusuyla bağlantılı olarak seçip görüşlerini bu şekilde birbirlerine aktardıklarını anlattı.

Kanaatime göre Başbakan R. Tayip Erdoğan, küçümseyici mahiyette "monşer" kelimesini kullanırken bir yandan kendisine gelecek eleştirilere karşı tedbir almak istemiş diğer yandan bir mesaj da vermek istemiştir. Bu da, artık Türk dış politikasının değiştiğini anlatmaya çalışan bir mesaj gibi görünüyor.

Mesaj şudur: 
Bugüne kadar "monşer" adı altında sembolize edilen diplomat tipi, uluslar arası ilişkilerde kendi tarihinin imbiğinden geçmeyen bir dil kullanıyor; halkının duygu ve düşüncelerini yansıtmıyor; Batı ile hiçbir şekilde çelişmek istemiyor; Türkiye'nin ve tabii parçası olduğu İslam dünyasının sorunlarına Batılıların gözlüğüyle bakıyor; halkın seçtiği siyasetçi ne derse desin o bildiğini okumaya devam ediyor.

Oysa Türkiye yeni bir döneme adım atmış bulunmaktadır. Yeni dönemin iktidar eliti eskisine benzemeyecektir. Siyaset, statü, medya, sermaye el değiştiriği gibi elit de el değiştirecektir. Siyasetçi ve bürokrat profili değişiyor, diplomat profili de değişiyor, değişmek durumundadır. Eski monşer diplomatın yerini yeni stratejik kararları algılayıp bunları uluslar arası camiada belli bir özgüven içinde savunabilecek diplomatlar almak durumundadır.

Başbakan'ın sahiden bu mesajı verip vermek istemediğini; verdiyse de söz konusu değişimin ne kadar ve hangi düzeylerde gerçekleşebileceğini tabii ki önümüzdeki günlerde görüp anlayacağız. (Dünya Bülteni, 8 Şubat 2009)

 
< Önceki   Sonraki >

Duyurular:

Değerli site ziyaretcileri...

Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir.

Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak :

Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz.

Üye olmanızı önemle rica ederiz.

Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz.

Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264

T.C Ziraat Bankası Kars Şb :  476 28555-5001

Vakıfbank Kars Şb :               00158007263750310

  Web   : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org

e-mail  : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

               Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

İletişim : 0474 223 35 38

 

Sorular ve Cevaplar

 

Hayvanlar'da Yeniden Dirilecek mi?

Kuşkusuz hesap ve cezanın ilk şartı akıl, şuur ve onun peşi sıra teklif ve mesuliyettir. B...

 

Aleviler Namaz Kılmaz mı?

Sorunun cevabına geçmeden önce Alevi sözcüğünün ne anlama ...

 

Neden Gusül Alırız?

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cenabet guslünün sebebi, temizlik...

 

Hz.Adem Cennetten Kovulmasaydı?

Soru:Hz. Adem (a.s) hata yapmasaydı ve yeryüzüne gelmeseydi soyu henüz cenn...

 

Din Nedir?

Soru:Din nedir? Hedefleri nelerdir? İnsanların yaşantısında din gerekli midir? ...

Hicri Takvim

Cemaziye'l-Ahir
28
Pazar
1433 Hicri

Yazarlar

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

Ziyaretçi Defteri

aysel
SLAM CANLAR BEN BİR ALEVİ KZIYIM AİLEMDEN GİZLİ KENDİMCE NAMAZ KILIP A
adem aras
Dün Hac Ümresine yolcu ettiğimiz H. S. Mir Kasım Hocamıza ve gruptaki
Burak Küpeli
Esselâmû Aleykûm ve Rahmetullah.  
Bismillahirrahmanirrahim
memet ali kömek
AŞURA MÜNASEBETİYLE BAŞTA DEĞERLİ İMAM-I ZAMAN aĞAMIZ OLMAK ÜZERE BÜTÜ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün25
Dün510
Bu Hafta3365
Bu Ay9021
Tüm Zamanlar381205
Şuanda 20 konuk çevrimiçi

Üye İstatistik

1000 Kayıtlı Üye
0 Bugün
0 Bu Hafta
6 Bu Ay
Son Üye: abdulkerım