Abese Suresi Kimin Hakkında dır?

0

Türcan Gün

Soru:

Selamun Aleyküm. Abese suresi kimin hakkında inmiştir, anlatılan olay nedir?

Değerli Türcan

Selamün Aleyküm Ve Rahmetullah

Bahse konu Sure Mekki surelerden olup 42 ayettir. Surenin ismi ilk ayetten alınmıştır ve yüz ekşitme manasına gelmektedir (Abese).

Gerçi surenin nüzul nedenini Gözleri görmeyen bir sahabeye karşı takınılan tatsız bir hadiseden bahsetmektedir ama gerçekte bütün Mekki surelerde olduğu gibi kıyamet gününün sarsıcı hakikatlerinden söz etmektedir.

Sorunuza gelince;

“Abese ve tevellâ” (Yüzünü ekşitti ve döndürdü.)

“En câehu-l-a’mâ”  (Yanına kör geldi diye.)

“Vemâ yudrîke le’allehu yezzekkâ”(Belki o, arınacaktır, ne bilirsin?)

“Ev yeżżekkeru fetenfe’ahu-żżikrâ”(Yahut da öğüt alacaktır da ondan faydalanacaktır.)

“Emmâ meni-staġnâ”(Fakat ihtiyacı olmayana gelince.)

Bazı kaynaklardaki rivayetlere göre Abdullah bn Ümmü mektum isimli Gözleri görmeyen bir şahıs Hz. Resulullh’ın (s.a.a) oturumlarından birisine gelmişti, orada abu cehil ve Utbe vs gibi kureyşin büyükleriyle toplantı halindeydi ve onları islama davet için ikna etmek üzereydi, oradakileri görmeyen kör adam ise ha bire Hz.Resülden ezberlemesi için kur’an okumasını istemekteydi.

Bu ısrar karşısında Hz. Resulullah’ın suratı asıldı bir nevi kerahet belirtisi gösterdiği için bu surenin ilk ayetleri nazil olarak Peygamberimizi uyardığı iddia edilmektedir.

Müfessirlerin görüşlerine göre bu ayette yüzünü ekşitenin açıkça peygamber olduğuna dair bir işaret yoktur.

Sadece bazı kaynaklarda böyle bir rivayet mevcut olmasına rağmen imam Caferi sadık (a.s)tan rivayet edildiğine göre yüzünü ekşiten ve kendisini kenara çeken kişinin Emevilerden bir şahıs olduğu anlaşılmaktadır.(El mizan Tefsiri)

Merhum seyyid mürteza müteşabih-ül-Kur’an kitabında Ehlisünnet kaynaklarındaki söz konusu rivayetleri reddetmiş ve kur’anı kerimin diğer ayetlerine istinaden şöyle demiş:

“Allah peygamberin güzel huylarını kur’anı kerimde övmüştür (Ve şüphe yok ki sen, pek büyük bir ahlaka sahipsin elbette.” (Kalem/4)

İki yerde ise Onu müminlere karşı Tevazua ve hoşgörüye davet etmiştir:

” Onlara verdiğimiz mala, evlada göz dikme, onlar için tasalanıp gam yeme, inananlara karşı kanadını indir, onları koru, onlara karşı mütevazı ol.” (Hicr/88)

ve başka bir yerde:“İnananlardan sana uyanlara karşı kanadını indir, mütevazı ol.”(Şuara/215)diye buyurmuştur.

Yukarıda ki örneklere bakılırsa peygamberin Haşin ve sert mizacı olmuş olsaydı tebiliğinde başarılı olması da mümkün olmazdı zaten.

Nitekim Cenabı Allah ona şöyle buyurmaktadır:

” Allah’ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın, yoksa kaba ve katı yürekli olsaydın mutlaka yanından ayrılıp giderlerdi. Bağışla onları, yargılanmalarını dile onların, iş hususunda danış onlarla. Fakat işe girişmeyi de kurdun mu dayan Allah’a. Şüphe yok ki Allah, dayananları sever.” (Al-i İmran/159)           Ayetteki eleştiri gözleri görmeyen birisini yüzünü ekşiten insandır, yani o görmese bile gören insanlar ona yüzünü ekşitmesi İslami değerlerle bağdaşmadığını göstermektedir.

Yâda mali durumundan dolayı fakir ve mahrum tabakayı küçümsemek veya kendisini diğerlerinden üstün görmek İslam’ın ruhuna yakışamayacağını anlatmaktadır.

Kıssadan Hisse:

1-Beden sakatlığı kişilik eksikliği olamaz.(sakatlara hürmet etmeliyiz.)

2-Kişinin Şahsiyetine saygı duyulması gerekir.

3-kendini beğenmişlik İslam da söz konusu olamaz.

4-kişinin dış görünüşüne göre yargılanmaz ve değer verilmez.

(Belki ama olan insan görenlerden daha çok görüyordur!

5-insanların kabul biçimi ve şekli farklıdır, Hz.Resulullh’ın (s.a.a)tebliği karşısında kimisi nefsini tezkiye eder, kimisi de sadece tezekkürde kalır.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar