0

Nekir ve münker veya beşir ve mubaşşir (Arapça: نَکیر و مُنْکَر او بَشیر و مُبَّشِّر) ölünün kabre konulduğu ilk gece ölünün kabrine gelerek inanç ve amellerini sorgulan iki meleğin adıdır. Ölen kişi kâfirse, bu melekler korkunç bir görüntü ile ona görülür ve adları nekir ve münker olarak anılır ve ölen kişi müminse, bu melekler güzel bir çehre ile ölüye görünürler ve onlara beşir ve mubaşşir denir.

Nekir ve Münker

Allah tarafından görevlendirilmiş iki melek inanç ve itikatlarını incelemek için ölmüş kişinin kabrine birinci gece gelirler. Bazı hadislerde bu iki melek için “kabrin iki bekçisi” diye tabirler kullanılmıştır. Birisi ölünün sağ tarafında, diğeri ise sol tarafında durarak ölüyü sorgulamaya başlarlar. Ölü eğer kâfir veya günahkâr birisi ise melekler ona çok korkunç bir çehreyle görünürler; ölünün batını ve kötülükleri ortaya çıktıktan sonra nekir ve münker adlı iki melek tarafından çok ağır bir şekilde cezalandırılmaya başlanır ve kabir ateşle doldurulur.

Beşir ve Mubaşşir

Ölü kişi mümin ve ilahî takvaya riayet eden birisi olursa, kabir suallerini canı gönülden cevaplar. “Beşir ve Mübeşşir” adlı iki melek ona çok güzel bir çehre ile cenneti müjdeler ve kabrini ilahî nimetlerle doldururlar.[notlar 1](1)

Nekir ve Münker’in Görüntüsü

Hadislerde, münker ve nekir’in görüntü ve çehresi şu şekilde tavsif edilmiştir: sesleri gök gürültüsü, gözleri şimşek gibidir ve onlardan ateş saçarlar. Dişleri uzun ve korkunçtur. Öyle ki yeryüzüne gelene kadar bağırış ve sesleri, ölünün şiddetle korkmasına, tüylerinin diken diken olmasına ve lal olmasına neden olurlar.(2)

Elbette meyyite davranışları meyyitin iman ve sapkınlığına odaklıdır. Bu iki meleğin görünüşleri kişiden kişiye farklılıklar arz etmektedir.(3)

Nekir ve Münker’in sorduğu sorulara meyyitin cevabı, dünya yaşantısındaki ruhiye ve batınına göre olacaktır. Günahkâr mümin, yöneltilen soruların bazılarına yanıt vermede zorluklar yaşayabilir ve azaba duçar olabilir.

Cevabı Kolaylaştıran Faktörler

Hadis ve rivayetlerde geçen “Nekir ve Münker’in şerri” ya da “Nekir ve Münker’in şiddeti” gibi tabirler, ölünün bu iki meleği gördüğünde yaşadığı korku ve kaygıyı ifade etmektedir. Ölümden sonra korku ve vahşetten kurtulmak için Mülk Suresinin okunması tavsiye edilmiştir. Bazı dualar da ise bu merhaleden kurtulmak için talepte bulunulmuştur.

Yine ölü yakınlarına definden sonra onu yalnız bırakmamaları ve telkin, Kur’an ve hoşlandığı duaların okunması gibi faktörlerle Nekir ve Münker’in sorularına yanıt verebilmesinde ölüye yardımcı olunması tavsiye edilmiştir.(4

İnsanın sahih inanç ve amellerinin yanı sıra içinde şefaati barındıran başta İmam Hüseyin’in (a.s) ziyareti olmak üzere Ehlibeytin (a.s) ziyaretlerine gidilmesi de meyyite yardımcı olan faktörlerdendir.(5)

 

WİKİSHİA.NET

Notlar

  1. Şeyh Müfid şöyle yazmaktadır: “bazı rivayetlerde kâfir için nazil olan meleklerin nakir ve nekir adlı iki melek olduğu, müminler için ise mubaşşir ve beşir adlı iki meleğin nazil olduğu belirtilmiştir. Kâfir için gelen meleklerin adlarının neden nakir ve nekir olduğu konusunda denildiğine göre kâfir, hakkı inkâr ettiği ve melekleri ve onların gelişlerini inkâr ettiğindendir; yine müminler için gelen mübaşşir ve beşir adlı melekler ise ölüye Allah’ın memnuniyet, hoşnutluk ve sevabını müjdelediklerinden bu adlarla anılmıştır.” Şerh Akaid Saduk ya Tashihu’l-İ’tikad, Şeyh Müfid, s. 220; İlmu’l-Yakin, Feyzi Kaşani, 2/1073.

Dipnotlar

  1. Recep ayının günlük duaları, Misbahu’l-Müteheccid, c. 2, s. 803.
  2. Bihar, c. 6, Ehvalu’l-Kabr ve’l Berzah babı.
  3. Nitekim Ebu Basir, İmam Sadık’a (a.s): “Acaba bu iki melek mümin ve kâfire aynı şekilde mi görülür?” diye sorduğunda Efendimiz ‘hayır’ cevabını vermiştir. Furu-u Kâfi, c. 3, s. 238.
  4. Usul-u Kâfi, el-meseltu fi’l-Kabr, s. 634 ve c. 3, s. 201.
  5. İlelu’ş-Şerai, c. 1, s. 360.

Kaynaklar

* Misbahu’l-Muteheccid ve Selahu’l-Muta’bbid, Şeyh Tusi, Muhammed bin Hasan, müessese Fıkhu’ş-Şia, Beyrut, k. 1411.

* Kuleyni, Muhammed bin Yakub, Kafi, daru’l-kutubu’l-İslamiye, k. 1407.

* Allame Meclisi,  Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, daru’l-kutubu’l-İslamiye, Tahran, ş 1362.

* İlelu’ş-Şerai, Muhammed bin Babaveyh Kummi, Daveri, Kum, ş. 1385.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar